Üç Yirmidört Saat özeti Farklı

yorumsuz
218 views
Üç Yirmidört Saat özeti Farklı

 

üç yirmidört saat özeti farklı ve yeni olarak paylaşıyoruz. Yazar Peride Celal kitabı olan üç yirmidört saat romanı özet olarak kısa ve uzun versiyonu düzenlemesi ile sizlere tek başlıkta sunduk. Bilgiler kütüphane kaynakçalı kitaptan alıntı yapılmıştır. Ödev için kullanıma uygundur. Başlayalım.

 

 

 

üç yirmidört saat özeti

kozun etkisi sürdüğünden ağır nefes alıyordu. Fatma merakla başucunda bekliyordu. Sabahleyin evden çıkarken aldığı gazeteler dizlerinin üzerindeydi. Okumak içinden gelmiyordu. Çok sevdiği yaşlı, emektar dadısının birden hastalanması, peritonit’ten ameliyat olması üzmüştü onu. Gündüzleri hastanın yanında bulunacak, ona bakış görüş edecekti. Gerçi, doktorun söylediğine göre, ameliyat başarılı geçmişti, ama kesin sonuç .ancak ‘üç yirmidört saat’ sonra anlaşılacaktı Dilber soyca Adapazarlıydı. Asıl adı Ayşe’ydi. Ana babasını küçük yaşta yitirmiş, köyde teyzesinin yanına sığınmıştı. Orada mutluydu. Belki güzel bir kız değildi, bodurdu, ama beyazdı, gür saçlıydı. Çoban Mehmet ondan pek hoşlanıyordu. O da ona karşı ilgisiz değildi. Evlenmeyi tasarlıyorlardı. Gelgelelim, bunu duyunca, ağabeylerinin tasası artmıştı: Kardeşlerinin payına düşen topraklar Çoban’a gidebilirdi.

Enişteyle teyzesi de ölünce kızı itip kakmaya başlamışlardı. Sonunda, onu zorla İstanbul’a .götürüp zengin bir aileye evlatlık olarak satmışlardı Büyükhanım bir taşra valisinin eşiydi. Kurumlu, sert, titiz bir kadındı. Kocaman konağı o yönetiyordu. Ayşe’yi kalfaya vermiş, temizlemesini, giydirmesini buyurmuştu. Kızcağız korkusundan kekeliyordu. Hamamda kaynar sularla yıkanmış, beyaz fanila, patiska don, basma entari giydirilmiş, başında yemeni, ayağında mercan terliklerle büyükhanımın katına çıkarılmıştı. Hanımefendinin elini öpüp teşekkür etmesi fısıldanmıştı kulağına Adını Dilber koyduk! demişti büyük hanım. Kalfaya yardım edeceksin. İş öğreneceksin. Temizlik isterim, karşı koymak yok “!kimseye Dilber sık sık azarlanarak, arada bir dövülerek eğitilmişti. Mutfak, temizlik, çamaşır işlerini yapıyor, evin tek kızıyla (küçük hanımla) da ilgileniyordu.

üç yirmidört saat özeti 2. bölüm

Onun nazını çekiyor, hatta bundan bir çeşit tat alıyordu. Kız da onu seviyordu. Çünkü annesiyle pek .anlaşamıyordu. Onun katı, hoşgörüsüz tutumundan tedirgindi Dilber gitgide serpilmiş, tombulca bir genç kız olmuştu. Mahallenin manavı onunla evlenmek istemişti. Fakat büyükhanım razı olmamıştı. Söylediğine bakılırsa, adam hem yaşlıydı, hem de iki oğlu vardı. Bunun üzerine, manav sucu Hafız’ın kızını almıştı. Fatma, saatlerdir hastanın yanındaydı. Üzgün ve sıkıntılıydı. Ameliyat sırasında annesi de hastanedeydi. Sigara üstüne sigara içerek koridorları arşınlamış, Dilber’i sedyeyle odasına getirdiklerinde doktorla konuşmuş, hastabakıcıları tembihleyip işine gitmişti. Nişantaşı’nda bir butik işletiyor, Hasan ağabey de .ona yardım ediyordu Fatma, babasını hatırlayamıyordu. Daha o çocukken ölmüş. İşleri, yanında çalışan Hasan Bey yürütmüş.

Küçükhanım da onu bırakmamış. Fatma, annesinin onunla aşk ilişkisi olduğunu sanıyor, ikide bir iğneleyici sözler etmekten çekinmiyordu. Hasan ağabeyi sevmiyor, hatta kıskanıyordu. Oysa annesi, bütün huysuzluklarına karşın, kızını derinden seviyordu. Gerçi ciddi, ölçülü, gerçekçi bir kadındı, ama kendi annesinden gördüğü aşırı baskıyı düşünerek ona hoşgörülü davranıyordu. Yazık ki kızı şımarmış, bu özgürlüğü başıboşluk olarak değerlendirmişti. Nitekim, üniversite son sınıftayken öğrenimini yarıda bırakmış, zengin bir delikanlıyla evlenmişti. Mehmet yakışıklıydı, ama tembel ve aylaktı. Eğlenceye, içkiye, oyuna düşkündü, kitap okumaz, tiyatroya gitmezdi. Fatma, annesinin uyarısını dinlememiş, onunla birleşmişti. Gelgelelim, mutluluğu uzun sürmemiş, kocasının boşluğunu, anlamsızlığını yakından görerek bir yıl sonra ondan ayrılmıştı.

üç yirmidört saat özeti 3. bölüm

Dilber’in bir an gözleri aralandı. Fatma, hastabakıcının öğüdünü anımsadı. Biraz pamuk alarak ıslattı. Dadısının incelmiş dudaklarına sürdü. Elini terli alnına koydu. Hastanın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Ela gözleri yavaşça açılıp kapandı. :Sürekli düş görüyordu. Sanki acılı geçmişini yeniden yaşıyordu Evlenemeyişine üzülmüştü. Ayrıca işlerin çokluğundan, büyükhanımın azarlarından, küçükhanımın kaprislerinden, aşçının arsızlıklarından bunalmıştı. Çevreden çekici teklifler geliyordu. Hakimin karısı, karın tokluğuna besleme olarak değil, parayla evine çağırıyordu onu. Gizlice bohçasını almış, geceleyin kaçmaya kalkışmıştı. Fakat başaramamış ve büyükhanımdan dayağı yemişti Bir gün ütü, masanın üzerinde, tüllerin yanında prizde unutulmuştu. Sonra, nasıl olmuşsa, yangın çıkmıştı. Konak çatır çatır yanmıştı. Söndürücüler gelmiş, bahçeden dereler gibi sular akmıştı. Dilber olaydan kendini sorumlu tutmuş, ağlamıştı. Küçükhanım onu avutmuş, suçlu olmadığını söylemişti. Öyleyken korkusu geçmemiş, acısı dinmemişti Fatma bir yandan Dilber’i beklerken, öbür yandan da anılara dalıyor, yaşamını düşünüyordu. üç yirmidört saat özeti devamı için alt satıra geçin.

Genç, güzel bir kadındı. Mehmet’ten boşandıktan sonra Ahmet’le tanışmıştı. İlk kocası gibi yakışıklı ve varlıklı değildi, ama akıllı ve anlayışlıydı. Dürüst, yürekli bir sosyalist aydındı. Hukuk’ta asistandı. Fatma ona güveniyor, eleştirilerini dinliyor, okumaya çalışıyordu Akşam eve yorgun döndü. Annesi hastayı sordu, Ahmet’in telefon ettiğini bildirdi. Yarın da hastaneden arayacaktı onu. Biraz konuşmuşlardı. Ağzını aramış. Fatma’yı gerçekte sevip sevmediğini anlamaya uğraşmıştı: izlenimi olumluydu. Ahmet açık sözlü, .güvenilir bir erkekti. Elinden kaçırmamalıydı Fatma annesinin araya girmesine kızdı. Fakat Dilber iyileştikten sonra onun da bıçak altına yatacağını öğrenince ürperdi. Boğazında iri bir polip vardı, çok öksürüyordu. Artık onu aldırmalıydı. ilerde tehlikeli olabilirdi. Kendini bitkin ve bezgin buluyor, dinlenmek istiyordu. Dükkanla katını satıp Marmaris’e gitmeyi tasarlıyordu. Fatma’nın aylığın’ kesmeyecekti. Ama onun da üniversiteyi bitirmesi, yarım günlük bir iş bulması gerekecekti Fatma bunları duyunca ve annesinin Hasan ağabeyle birlikte gideceğini de öğrenince öfkelendi. Kırıcı, alaycı sözler etti.

üç yirmidört saat özeti 4. bölüm

Annesi sevecenlikle gerçekçi cevaplar verdi, yatıştırmaya çalıştı onu Fatma ertesi gün hastaneye geldiğinde, gececi Ayşe hemşire gitmişti. Hastanın saçını taramış, altını temizlemiş, yatağını .düzeltmişti Dilber, Fatma içeri girince, başını çevirdi, gülmeye çabaladı. Her yanı ağrıyordu. Doktor yine iğne yapmıştı. İkindiye doğru Ahmet telefon etti. Akşamleyin buluştular. Özlemişlerdi birbirlerini. Baş başa yiyip içtiler, bol bol konuştular. Fatma dün geceki tartışmayı anlattı. Ahmet annesinden yana çıktı. Kızını fazla özgür bıraktığı için de eleştirdi. Ama onun da yaşamaya hakkı vardı. Boğazındaki polip ‘başka bir şey’ de olabilirdi. Fatma irkildi. Ahmet önemli kararını açıkladı: Kendisini seviyordu ve .evlenmek istiyordu Fatma sevinçten uçtu. Vakit ilerlemişti. Kalktılar.

Geceyi birlikte yatarak geçirdiler. Sabahleyin ayrılırken Ahmet, “Annenin “!sana anlatacak bir hikâyesi var,” dedi. “Güzel güzel dinle Fatma, hastaneye biraz gecikerek vardı. Hemşire henüz gitmemişti. Durumun iyi olduğunu söyledi. Gece lavman yapılmış, hasta ferahlamıştı. Bugünü de atlatırsa, kurtulmuş olacaktı. Fatma süt içirmeyi denedi, fakat Dilber istemedi. “Abdestim var!” diye inledi. Fatma sürgüyü getirdi, altına sokmaya uğraştıysa da başaramadı. Hastabakıcıyı çağırdı. Dilber’in sargılar içindeki karnı şişmişti. Bezlerin üzerine kahverengi sızıntılar çıkmıştı. .Kadın gerekeni yaptı. Hasta rahatladı Akşama doğru anne geldi. Dilber’i gözden geçirdi, hatırını sordu, doktorla konuştu. Arabasıyla Fatma’yı eve götürdü. Birlikte yiyip içtiler. İkisi de birbirini kırmamaya çabalıyordu.

üç yirmidört saat özeti 5. bölüm

Anne, dükkanın satışından onun payına düşen parayı bankaya koyacağını, bunun da bir kat almaya yeteceğini açıkladı. Fatma !şaşırdı, bunu beklemiyordu :Kızının da isteğiyle anne hikayesini anlatmaya koyuldu Gençliğinde bir bakkalın oğluna tutulmuştu. İlkokuldan arkadaştılar. Sevgilisi çok zeki ve çalışkandı. Bütün sınıfları pekiyiyle geçiyordu. Okul dışında gizlice buluşuyorlardı. Koleji bitirince Amerika’dan burs aldı. Oraya birlikte gitmeyi kuruyorlardı. Büyük hanım bunu duyunca küplere bindi. Bir bakkalın oğluna kız veremezdi! Fakat kızı hastalanınca tasalandı. Nişanlanmalarına razı .olmuş göründü. Oğlan Amerika’ya gitti. Birkaç ay mektuplaştılar Sonra kız cevap alamaz oldu. Üzülüp öfkelendi. Kendi de yazmaktan vazgeçti. Aradan bir yıl geçti. Bir gün kalfanın elinde bir zarf gördü. Kadın saklamaya çalışınca, kuşkulandı.

Mektubu çekip elinden aldı. Kalfa ağlamaya başladı. “Benim suçum yok, annenin işi bütün bunlar!” dedi. Meğer büyükhanım hem kızın, hem de nişanlısının gönderdiği mektupları hep yaktırırmış! Bu da eskiden kalma bir mektupmuş. Bunu öğrenince, kız koşup odasına kapandı, günlerce ağladı, eşyayı kırıp döktü. Nerdeyse delirecekti. Bir süre hastaneye yatırıldı. Çıktığında annesiyle .konuşmuyordu artık Konak yandıktan sonra bir küçük apartımana taşındılar. Büyükhanım sinmiş, her şeyden elini eteğin’ çekmişti. Yeni evin döşenmesiyle küçükhanım ilgileniyordu.

üç yirmidört saat özeti son bölüm

Sultanhamam’da bir kumaşçıya uğramış, orada Fatma’nın babası olacak adamla tanışmıştı. Hoş ve iyi bir insandı. Evlendiler, mutlu günler yaşadılar. Fakat bu kısa sürdü: Kocası erken öldü. Fatma o sıra dört yaşındaydı. Hasan Bey işlerin yönetilmesinde ona yardımcı .oldu Söz, Hasan ağabeye gelince ana-kız yeniden kapıştılar. Özellikle Fatma yine kırıcı konuştu. Yorgun ve perişan, geç vakit .yattılar Sabahın altısında telefon sesiyle uyandı Fatma. Kalkıp salona koştu. Annesi suskun duruyordu. Yüzü sapsarıydı. Telefonun öbür başından hemşirenin titreyen sesi geliyordu: Saat beşte …Dilber ölmüştü .Fatma ağlayarak yürüdü, annesinin boynuna sarıldı. üç yirmidört saat özeti burada bitmiştir.

Not: Bu değerli romanın yazarı hakkında bilgi edinmek ister misin? Eğer istersen senin için kısa bir bilgi paylaştık. üç yirmidört saat özeti paylaştığımız kitabın sahibi hakkında bilgi edinmek için buraya tıklayın. Peride Celal Hayatı ve Eserleri Kısaca

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 14 Ocak 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın