Pansiyon Huzur kitap özeti – Konusu

yorumsuz
191 views
Pansiyon Huzur kitap özeti – Konusu

 

Pansiyon huzur kitap özeti farklı ve yeni olarak paylaşıyoruz. irfan yalçın romanı Pansiyon huzur kitabı kısa özet konusu ve ana fikri ile beraber tek başlık altında hepsini bir olarak derledik. Bilgiler kütüphane kaynakçalı kitaplardan alıntı yapılmıştır. Ödev için kullanabilirsiniz. Başka yerde yok.

 

 

 

Pansiyon Huzur kitap özeti

Arif Bey emlak komisyoncusuyla kiralayacağı odaya bakmaya gidiyordu. Beyoğlu’nun karanlık, dar sokaklarında yürüyorlardı. Emlakçı bir ara, “Çok konuşur ama iyi bir insandır,” demişti. Beş altı katlı, kapkara, rutubetli bir taş yapının önünde durdular. Duvarda “Pansiyon Huzur” levhası asılıydı. içeri girdiler. Ortalık amonyak kokuyordu. Gıcırdayan merdivenlerden yukarı çıktılar. Son katta bir kapıyı çaldılar. Üstü başı perişan bir kadın onlara .”Girin,” dedi İnci; yaşlı, düşkün, kimsesiz bir kadındı. Küçük burjuva kökenliydi.

Çektiği acılar onu yıpratmıştı. Kiraladığı evi pansiyon olarak işletiyordu. Fakat doğru dürüst para toplayamıyordu. Bu yüzden, Arif Bey’in gelişine sevinmişti (çünkü aylık kirayı peşin olarak ödemişti). Sabahleyin ona çay hazırlamıştı. Geçmişini anlatmıştı: Zeki, on ikinci erkeği idi (masada onunla çekilmiş fotoğrafı duruyordu). Altı yıl önce ölmüştü, ona çok çektirmişti… Pansiyona ilk geldiğinde aç kalmış, günlerce kimse onu aramamıştı. Sonunda, sokak başındaki boyacı Ahmet ona ekmek, zeytin getirmişti. Kendini toparlayınca, çocuk pijaması dikmeye başlamıştı. Eski bir arkadaşı pijamalık pazenleri veresiye veriyordu. .Evin içi renk renk pazenlerle, kırpıntılarla dolmuştu.Pansiyonda kalanlardan biri de basım evci Ali idi. Orta boylu, efendi görünüşlü, çekingen bir adamdı.

Pansiyon Huzur kitap özeti 2. bölüm

İnci onu Arif Bey’le tanıştırdı. “Askerlikte çok çektirmişler buna da, herkesi subay sanıyor.” dedi. “Bu gece bu odada kaldı. Karıya bozulmuş gene. “…Gece saat iki. Tak, tak Ali uysal, sessiz, ürkek bir insandı. İnci’nin işlerine bakardı. Eskiden bir basımevi varmış. İflüs edince ailesiyle arası açılmış. Oğlu geçen gün dövmüş onu. “Gelme bu eve!” demiş. Hatta, …yüzüne bir kafa atmış. Bunları anlatırken ağlıyordu İnci ikide bir “zengin olacam!” diyerek ellerini oğuşturuyordu. Pijamalar dikilip de satışa çıkarılınca çok para kazanacağını umuyordu. Pansiyonun altındaki marangoz Haçik’e bir masa ısmarlamıştı. Masayı getirdiği gün, sağlamlığını kanıtlamak için üstüne çıkıp göbek atarak oynamıştı.

Pansiyonun müşterilerinden biri de Müfettiş idi. Ne müfettiş’ olduğu bilinmiyordu. Ama, o da, öbürleri gibi parasızdı. İnci ondan da pek bir kazanç sağlayamıyordu. Bazen, gelenlerden zorla beş on lira istiyordu. Bununla ya zeytin ekmek alıyordu ya .da pijamalara düğme, kurdela Müfettiş bir gün hiç yoktan Ali’yi tokatlamıştı. Arif Bey ona karşı çıkmış, özür dilemesini istemişti. İnci de olup bitenlere kızmış ve Müfettiş’i pansiyondan koymuştu. Fakat bir süre sonra adam .süklüm püklüm geri dönmüştü Arif Bey dışarda yemekten bıkmış olmalıydı. Bir gün haşlanmış yumurta, salam, peynir ve bir şişe şarap alarak pansiyona geldi. İnci karnını bir güzel doyurdu. Keyiflendi. El radyosunu açtı. Ardından şarkılar söyledi, anılarını anlattı, çay demledi.

Pansiyon Huzur kitap özeti 3. bölüm

Müşterilerden Bursalı Saim ondan parayla karı bulmasını istemişti. Aç olduğundan kabul etmişti. Fakat aradıklarından kimseyi bulamamıştı. Sicim gibi yağmur yağ ıyordu. Bunun üzerine, Saim, İnci’yi istemişti. İnci sinirlenmiş, odada ne var ne yok adamın başına geçirmişti: “Ne kafa kaldı, ne göz Bursalı’da. Kan, kan, kan… Ben açtım, parasızdım, kimsesizdim ama orospu “.değildim Pansiyondaki odalardan birinde Umut kalıyordu. Orta boylu, kısa saçlı bir gençti. Sivaslıydı. iktisat Fakültesi’nde okuyordu. Sıcakkanlı, sevecen bir insandı. Devrimciydi. Elinden geldiğince İnci’ye yardım ediyordu. Arada bir Arif Bey’in kitapçı dükkânına .uğruyor, onunla söyleşiyor, dergileri karıştırıyordu. Pansiyon huzur kitap özeti

Bir gün bir sayıştay üyesi geldi. Eskiden bir ay kadar pansiyonda kalmıştı. İnci onun büyük bir kişi olduğuna inanıyor, saygı gösteriyordu. Gerçekten de adam pek kurumlu idi. Duruşu, bakışı ve davranışıyla çevresine onur veriyor gibiydi. Kimseyle ilgilenmiyordu. İnci’yle söylev verircesine konuşuyordu. Üstelik, her konudan cesaretle söz ediyordu. Ona bakılırsa, ülkedeki her bozukluğun altında solcular vardı. Onlar olmasa her şey güllük .gülistanlık olacaktı Umut ve Arif’in önerisiyle İnci, gazeteye “Dikişçi kadın aranıyor!” diye ilân verdi, parasını da onlardan aldı. Gelenlerin ardı arkası kesilmiyordu. İnci birer birer hepsini zevkle sınavdan geçirdi.

Pansiyon Huzur kitap özeti 4. bölüm

Beğendiklerine iş verdi. Pijamaların dikimi bitince, piyasaya sürülecekti. Hatta, dışarıya satılacaktı. Böylece, İnci çok .para kazanacak, zengin olacak, tüm borçlarını ödeyecekti Arif bir gece kapı aralığından İnci’yi gördü. Oturmuş Tanrı’ya ediyordu. Tanrı’dan biraz da kendisini kollamasını, para ya da .bir koca vermesini diliyordu Son günlerde sıkıntısı artmıştı. Yarını yoğunu pijama işine yatırmış, etrafa borçlanmıştı. Bu yüzden bazı günler aç yatıyordu. Üç aydır kiraları ödeyememişti. Bir sabah ev sahibi çıkageldi. İnci’yi azarladı. Kiraları vermezse kapı dışarı atacağını  söyledi.

İnci bozuldu, korkudan titreyerek on beş gün içinde ödeyeceğine söz verdi. Adam gidince, yatağa girdi. Vücudu zangır .zangır titriyordu. Eli ayağı buz kesmişti Umut’un da yardımıyla dikime verilen pijamalar toplandı. Naylon torbalara konuldu, mağaza mağaza dolaştırıldı. Sokaklarda satışa sunuldu. Fakat çok zor satılabildi. Çünkü mevsim .yaza gelmişti, pijamalar ise kışlıktı İnci’nin ağzını bıçak açmıyordu. Umutları suya düşmüştü. Ne yapacağını bilemiyordu. Saatlerce susuyor, arada bir ağlıyordu. Uzun süre yataktan çıkmıyor, kimseyle konuşmuyordu. Bir ara Arif Bey’e: “Bana bir koca bulsana!” demişti. “Yap bana bir babalık Korkuyordu.

Pansiyon Huzur kitap özeti son bölüm

Yarın ne olacağını düşünüyordu. “Ben n’olacağım? Şimdi ne yapacağım?” diye tasayla söyleniyordu. Karabasanlı düşler görüyordu. Bir gün hiç yoktan Umut’u azarlamış, ardından pişman olarak özürler dilemişti. Gittikçe sinirli oluyordu. Almanya’daki kardeşinden yardım istemiş, “İdare et abla!” .diye cevap almıştı Bir gece üç kişi geldi, Umut’un odasını aradılar. Kendisiyle kitaplarını alıp götürdüler. Onlar gittikten sonra İnci, Arif Bey’i çağırdı. “Çok kötü bir şey yaptım ben…” diye söze başladı. Umut’u o ihbar etmişti.

Bunun için polisten para alacağını sanmıştı. Açtı, umarsızdı, yapacağı başka bir şey kalmamıştı. Ayrıca …korkuyordu da Arif Bey dayanamayarak İnci’yi tokatladı. Eşyalarını toparladı ve pansiyondan ayrıldı. İnci yaptığına pişman olmuştu. Özür .diledi, yalvardı yakardı, ama Arif Bey dinlemedi. Çekip gitti iyice parasız ve yalnız kalan İnci, bir kutu hap yutarak intihar etti. Pansiyon huzur kitap özeti burada bitmiştir.

Pansiyon Huzur Konusu ve Ana Fikri

Beyoğlu’nun arka sokaklarında bir ev tutarak burayı pansiyon” haline getiren, her gün başka türlü insanlarla karşılaşan küçük burjuva kökenli bir kadının çıkmazını anlatmaktadır.

Not: Bu güzel romanı kim yazdı biliyor musun. Huzur pansiyon kitap özeti paylaştığımız eserin sahibi hakkında bir şeyler merak ediyorsan buraya tıkla. irfan yalçın hayatı ve eserleri

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 21 Ocak 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın