Meddah nedir ve örnekleri Kısaca – Edebiyat

yorumsuz
2.364 views
Meddah nedir ve örnekleri Kısaca – Edebiyat

 

Merhaba bu yazımızda meddah nedir , meddah hakkında bilgi özet şeklinde meddah gösterileri ve meddah oyunu örnekleri paylaşıyoruz.  edebiyat dersi ödevi için mi geldiniz. Tamam kullanabilirsiniz. Hadi başlayalım.

 

 

 

 

Meddah

Tek kişinin topluluğa karşı oynadığı halk tiyatrosu türüne meddah denir. Meddah, olayları temsil ederken seyircilerin rahatça görebileceği yüksek bir yere oturur. Bir eline mendil (makreme), bir eline de sopa (değnek) alır. Mendili değişik tipteki kişilerin kıyafetini göstermek ve ağzını kapatarak seslerini taklit etmek, değişik başlıklar yapmak için kullanır. Sopadan da oyunu başlatmak, seyirciyi susturmak, değişik sesler çıkarmak ve saz, süpürge, tüfek, at gibi varlıkları canlandırmak için yararlanır.

Genel Özellikleri

1. Meddahların çoğu, klasikleşmiş, “tekerleme”ye benzeyen beyitlerle veya sögruplarıyla öykülerine başlar ve bitirir.

2. Tek kişilik oynanan bir hikaye anlatma oyunudur.

3. Meddahlıkta da Karagöz ve orta oyununda olduğu gibi yazılı bir metne bağlı kalmak söz konusu değildir.

4. Bu oyunda dekor yoktur. Sadece bir mendil ve değnek ile oyun icra edilir.

5. Doğaçlama olarak oynanır.

6. Sahnede olan oyuncu tek başında birçok karakteri ses taklitleriyle canlandırır.

7. Bu oyunda günlük olaylar, destanlar, masallar anlatılır.

Meddah Örnekler

Örnek 1

Haak dostum Haak!

Sühansaz-ı gülistan-ı nezâket

Nihal-i gonca-ı bag-ı zarafet

Söyledikçe sergüzeşti, verir bezme letâfet

Dinle imdi bende-i âcizden bir hoş hidâyet

İdeyim meclise bir kıssa beyân

“Kıssadan hisse âlâ ârif olan

İsim isme, kisib kisbe, semt semte benzer

Çeçmiş zaman söylenir, yalan-gerçekvakit geçer

 

Örnek 2

ALAYLI ÖMER EFENDİ

Ömer Efendi, kahvede arkadaşına nasıl askerlikten kıdem al­dığını anlatmaktadır:

– Tilafone etmişler, Urganın garargâhına vardım. Gumandan begin çadırına girdim. Temennayı çaktım.

– Neğören Ömer Efendi, dedi.

– Sen neğören beğem, dedim.

– Seni imtihan edecez, gıdemine goycaz, dedi.

– Goyun beğem, dedim. Çadırın direğinde dürülü hartayı in­dirdi, masanın üstüne yaydı.

– Bu ne ki? dedi.

– Hartadır beğem.

– Ya şu gördüğün uzun, kızgıl çızgılar ne ki? dedi.

– Huduttur beğem, dedim.

– Ee, Eşkolsun Ömer Efendi sağa, dedi.

– Ya şu mavi boyalı gısım nedir? dedi.

– Denğizdir beğem, dedim.

– Ya şu nokta nokta siyah çızgılar ne ki? dedi.

– Gara pampurdur, beğem, dedim.

– Eşkolsun Ömer Efendi sağa, dedi.

– Bura nire? dedi, parnağınla göstürttü.

– İstanbul’dur, beğem, dedim.

– Ya şurası nire? dedi.

– Paris’tir, beğem, dedim.

– İstanbul’dan Paris’e ne kadar vakitte geden? dedi.

– Eşeğinen dört saatte varırık, emma yolda bir ahbab çıgar gayfe mayfe ısmarlar, beş saatte giderim, dedim.

– Eşkolsun Ömer Efendi sağa, dedi; galktı ağnımdan şapadanak öptü. Beni gıdemime goydular.

 

Örnek 3

Haşmet Zeybek’in” Zilli Şıh’ adlı meddah hikâyesinin giriş bölümünden “
Hay hak,
Hak dostum, Hak!
Bir çuval altın bırak
Hamal parasını da ayrı bırak.
Kimseler alınmasın
Bizimkiler salınmasın
Görevliler gocunmasın
Seyircimiz gocunmasın
isim isme
Kişim kimse
Cisim cisme
Semt semte benzer
İşte serdik gözünüzün önüne halımızı
Yeşilimizi, alımızı, tutanağımızı, dalımızı
Başlatalım artık masalımızı…
Öyle başlayalım deyince hemen başlanmaz
Her önüne gelen taşlanmaz
Kuralım bir dünya
Âşık Yunus’tan alalım bir destur.
Ahi bizi tutmasın
Adı yerde kalmasın.
Âdem vardır cismi temiz
Arı vardır uçup gezer
Alır abdest olmaz temiz
Teni tenden geçip gezer
Halkı tân eylemek nemiz
Softa bizden kaçıp gezer
Bilcümle vebal bizdedir.
Arı biziz bal bizdedir
Yer ve zaman
İşte bir mekân
Koca bir meydan
Etrafı çepeçevre dükkân
Dükkânlar karşı karşı
Cıvıl cıvıl bir çarşı
Esnafın piri
Yüce Ahi Evran Veli

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 16 Kasım 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın