Kutsal Ata Dini ve Türkler

yorumsuz
71 views
Kutsal Ata Dini ve Türkler

Kutsal ata dini nedir , inanç gelenekleri ve görenekleri nelerdir kısaca açıklıyoruz. Türkler kutsal ata dinine ne kadar inandı, neden vazgeçti kısa özet olarak bilgi veriyoruz. Tamamı güncel ve yeni bilgiler. Hepsi kütüphane kaynakçalı kitaplardan alıntı yapılmıştır. Başka yerde yok. Başlayalım.

 

Kutsal Ata Dini ve Türkler

Ataya tapınç olayı da evrensel inançlardandır. Ataya tapınç, insanın ölümün kaçınılmazlığını bilen tek yaratık olmasından kaynaklanır. Ne ki bu gerçeği bilmek yetmez. Kişi, bunu düşünmeyi her dönemde hem de dirençle yadsır. Ata, kendisine tapacak soyu var olduğu sürece yaşayacağına inanır. Bu yüzden kabile toplumlarında çocuktan yoksunluk korkunç bir yıkım sayılır. Kutsal ata dini, Ataya tapınç inancı ölen kimi güçlü kişileri kutsama ile başlar. Ata, giderek yarı Tanrı düzeyine gelir. Ölümünden sonra kendi soyunu korur. Bu yüzden onun kutsaması, ona ödüller sunulması gerekir. Mezara eşya konur ölünün yakınlarını öldürüp kurban etme bu inancın yansımalarıdır.

Hunlar her yıl mayıs ayı ortalarında atalara kurbanlar sunarlar. Tabgaçlar atalara kurbanlar keserler. Türklerde ata anıları kutsal sayılır. Mezarlara karşı yapılan saygısızlıklara ağır cezalar verilir. Ata mezarlarına silah, değerli eşya ve mücevher konur. Kimileyin ölen başbuğun altın gümüşle bezenmiş donatımlı atı ve kadını birlikte gömülür. Öbür dünyada ikinci bir yaşamın varlığına inanılır. Bu inançta ruhlar bengüdür. Göktürkçede, “tin” sözcüğü ruh anlamındadır. Sözcük aynı zamanda “soluk” anlamındadır. Ölüm, soluğun kesilmesi ruhun bedenden çıkıp uçması olarak düşünülür. Böylece kutsal ata inancı gereği öbür dünyada yaşamalarının sağlandığı düşünülür.

İnsan Kurban Etmek ve Kutsal Ata Dini

İnsan kurbanı, yüce varlığa en değerli varlığı sunma inancına dayanır. Evrim sürecinde insanlığın geçmişine koşut bu inançtır. Pek çok toplumda izleri ile karşılaşılır. Özellikle Keltlerde korkunçtur. Eski Kuzey Avrupa halklarında ürkütücü görünümdedir. Bu halklarda erkek domuz olan Freyr bolluk Tanrı’sıdır. Törenlerle ona insan kurban edilir.

Yunan mitolojisinde Toprak ana Gea öz çocuklarını öldürüp yer. Zeus’un oğlu Dianisos’u Titanlar yerler. Zeus da onun yüreğini yiyip yeni bir Dianisos yaratır. Bunlar insan kurbanının izleri olarak değerlendirilir. Tevrat’tan öğrendiğimize göre İsrailoğullarında da durum böyledir. Tevrat’ta erkekleri, çocuk bırakmadan ölen kardeşlerinin dul karılarını eş olarak almaya zorunlu kılan kesin buyruklar vardır. Böylece doğacak olan oğullar ölen kardeşin soyunu oluşturacak onun sürekliliğini sağlamış olacaktır.

Sami halklarında da bulunan insan kurbanı geleneği kutsal kitaplarda öykülenir. Daha sonra işleneceği gibi bu öykü Kur’an’da da yer alır ve Kuban Bayramı inancı ile ilintilenir.İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etme girişiminden esinlenir.

Türkler İnsan Kurban Etti mi

Moğollarda insan kurbanı geleneği 13. yüzyıla dek sürer.Türk inancında insan kurbanı geleneğinin kimi izleri sezilir. Göktürklerde ki geyik söylencesi benzer bir örnek sayılır. Söylencede Deniz Tanrıçası ile ilişkide bulunan Göktürk dedelerinden biri avda bir geyik öldürür. Bundan dolayı o günden sonra, Göktürk boyu hep kurban olarak insan yollamak zorunda kalır. Kutsal ata dini ile bağlantısı tartışılır.

Çin kaynaklarında Götürklerde insan kurbanından söz edilmez. Göktürklerde insan kurbanı üzerine tek kaynak Bizans elçisi, Valentin’in gözlemidir. Valentin, İstemi Han’ın ölüm törenini (yuğ) anlatırken şöyle der:

“Yas günlerinden birinde, dört bağlı Hun getirdiler. (Kağanın) babasının atları ile birlikte bunları ortaya koydular. (Öbür dünyaya) gelip, (Kağanın) babasının çevresine girmelerini buyurdular.”

Göktürklerde insan kurbanı üzerine, bunun dışındaki kaynaklar ise daha da belirsizdir.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 25 Mart 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın