Dede Efendi Kimdir Kısaca Hayatı biyografisi

yorumsuz
403 views
Dede Efendi Kimdir Kısaca Hayatı biyografisi

 

Selam bu yazımızda Dede Efendi kimdir , Dede Efendi kısaca hayatı , yaşamı , eserleri , biyografisi hakkında kısa bilgi veriyoruz. Kısaca özet şeklinde açıklıyoruz. Kütüphane’den alınmıştır. Ödeviniz için kullanabilirsiniz.

 

 

 

 

 

DEDE EFENDİ (D.9 Ocak 1778 İstanbul,Ö.29 Kasım 1846 Mina)

Hammâmîzade İsmail Dede Efendi 9 Ocak 1778’de İstanbul’da doğdu, 29 Kasım 1846’de Mekke yakınlarında Minâ’da öldü. Babası geçimini hamam işletmeciliğiyle sağladığı için, İsmail Efendi, Hammâmîzade adıyla tanınmıştır. Ancak günümüzde çoğu zaman Dede Efendi diye anılır. İlköğrenimini yaptığı okulda, sesinin güzelliği dolayısıyla ilahicibaşı olmuştu. Müzikle uğraşan ve evinde meraklılara ders veren Anadolu Kesedarı Uncuzade Mehmed Efendi okuldaki bir tören sırasında ilahi okuyuşunu dinledikten sonra hemen öğrencileri arasınaaldı. İsmail, ilkokuldan sonra, yedi yıl hem Uncuzade’nin derslerine devam etti, hem de öğretmeninin yardımıyla girdiği Defterdarlık Muhasebe Kalemi’nde çalıştı. Bir yandan da köklü bir müzik geleneği olan Mevlevilik’in o yıllardaki en güçlü çevrelerindenYenikapı Mevlevihanesi’nde zamanın değerli müzik ustası Şeyh Ali Nutkî Dede’nin derslerini izlemeye başladı. Şeyhin kardeşi olan müzik kuramcısı Abdülbâki Nâsır Dede’den de yararlandı. Ney üflemeyi ondan öğrendiği söylenir.

1798’de Muhasebe Kalemi’ndeki görevinden ayrılarak tekkede çileye girmeye karar verdi. Çilesi sırasında bestelediği, “Zülfündedir benim baht-ı siyahım” dizesiyle başlayan buselik şarkı, İstanbul’un müzikle ilgili çevrelerinde bestecisinin adı üstünde büyük merak uyandırdı. Üçüncü Selim, şarkının çile doldurmakta olan genç bir Mevlevi dervişi tarafından bestelendiğini öğrenince, onu saraya çağırtarak yapıtı bir kez de kendisinden dinledi ve onu hemen sarayhanendeleri arasına almak istedi. Padişahın sürekli ilgilenmesinin etkisiyle, üç yıllık çilesinin son yılı Nutkî Dede tarafından bağışlandı.1799’da çilesini doldurunca Dede unvanını aldı.

Yenilikleri, öncelikle melodi yapısında görülür. Dinsel ve din dışı müzik onda bir bütündür. Her iki türe özgü melodi çizgileri birçok yapıtında aynı cümle içinde birleşir. Müziğinin en etkili yanı, bu dengenin kuruluşundaki ustalıktan kaynaklanır. Türk müziğinde bir bestecinin kişiliğini, üslubunu ayırt etmekte en geçerli ölçütlerden biri sayılabilecek modülasyon (geçki) sanatında kendi tekniğinin ürünü olan büyük bir ustalık gösterir. Bu alandaki en önemli niteliği kalıplaşmış modülasyon yollarından kaçınmasıdır. İki makam arasındaki ortak sesleri bulmak için giriştiği hazırlığı dinleyiciye farkettirmeden, son derece şaşırtıcı, ama doğal bir biçimde makam değiştirir.

Dede Efendi’nin hemen hemen her formda bestesi vardır. En güçlü yapıtarı sayılan Mevlevi ayinleri, müziğinin gelişimini ve niteliklerini daha belirgin biçimde yansıtması açısından da önemlidir. Her yapıtında sanatının ayrı bir özelliğiyle ortaya çıkar. Başka bestecilerinki gibi onun da pek çok yapıtı kaybolmuş ya da unutulmuşsa da, iki yüz yetmişten çok yapıtı aslına uygun bir biçimde günümüze ulaşmıştır. Bu onu klasik repertuarda en çok yapıtın bulunan besteci durumuna getirmiştir.

MLA (Modern Language Assoc.) (okuyorumben.com kısaltmıştır.)
Erçel, Gülser, and Hiperlink (Firm). 100 Biyografide Dünya Ünlüleri. Hiperlink, 2012.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 20 Kasım 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın