Cin ve Cinler Kısaca

yorumsuz
400 views
Cin ve Cinler Kısaca

 

Cin ve Cinler hakkında bilgi verip , kısaca gerçeklik , doğruluk payları ile ilgili görüşleri Kur-an’dan ayetlerle cin ve cinler hakkında bilmeniz gereken her şeyi kısa özet olarak açıklıyoruz. Bilgiler kütüphane kaynakçalı kitaptan alıntı yapılmıştır. Kaynakça makalenin sonunda belirtilmiştir. Şimdi okumaya hazırsan başlıyoruz. Sayfayı aşağı kaydır.

 

Cin ve Cinler

Gözle görülmeyen varlıkların başında cinler gelir. Cinlerin varlığı kitap ve sünnet ile sabittir. Cinler de (tıpkı insanlar gibi) mükellef olup onlara da peygamberler gönderilmiştir: “Ey cin ve insan topluluğu; size içinizden, âyetlerimi anlatan, hesap gününün geleceğini haber veren ve sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” (En’âm süresi: 130).

Meseleyi kavrayabilmek için önce “cin” kelimesi üzerinde duralım. Cin (kökü cenne), bir şeyin histen gizlenmesi ve örtülmesi anlamındadır. Aynı kökten gelen cümle kalkan ve siper manâsına gelirken, cenin anne rahminde saklı olan çocuğa verilen isimdir. İslami literatürde; Allahu Teâlâ’nın(cc) tekliflerine muhatap olan ve insanların gözle göremedikleri bazı varlıklara cin ismi verilmiştir. Allah’a ilk isyan eden İblis’in de, cinler taifesinden olduğu bilinmektedir.

Cinlerin bir tek ferdine cinnî denir. Bazı kaynaklarda geçen cânn kelimesi cin ile eşanlamıdır. Ğull ve ifrit cinlerin değişik türleridir. İslam alimleri “cinler hava ile karışık alevli bir ateşten yaratılmıştır” diyerek, insan ile madde bakımından farklarına dikkati çekmişlerdir. Cinlerin erkek ve dişi olanları vardır. Evlenirler, çoğalırlar, yerler, içerler. İhtiyarı, genci vardır. Ayrıca cinler de mükellef olup, tıpkı insanlar gibi Allah’ın emir ve yasaklarına muhatap olmuşlardır. Allahu Teâlâ’nın(cc) “cinler ve insanları ancak ibadet etsinler diye yarattım.” (Zâriyat süresi: 56) buyurduğu malumdur. Ayrıca cinlerin, insanlardan önce yaratıldıkları, kat’i naslar ile sabittir.

Cin ve Cinler 2. bölüm

Kur’ân-ı Kerim de cinlerin, ateşten yaratıldıkları haber verilir: “Cânnı da, daha önce çok zehirli ateşten yarattık.” (Hicr süresi: 27). Şeytan da cinlerdendir. Allahu Teâlâ(cc) kendisini Hz. Adem’e (as), tâzim ve hürmet için, secde etmekle mükellef tutmuş, şeytan ise “kendisinin ateşten, Âdem’in topraktan yaratıldığını” ileri sürerek secde etmemiştir. Şeytanların âmiri durumundaki varlığa iblis denilir. Şeytan, insanları azdırmak için çeşitli yollara başvurur. Ondan sakınmak gerekir: “Ey Ademoğulları! Şeytana tapmayın. Çünkü o sizi Rabbinizden ayıran bir düşmandır, diye size emretmedim mi?” (Yasin süresi: 60). Tarih boyunca, vahyi hafife alan, mücerred aklı hem gerekli, hem yeterli bulan (putlaştıran) kimseler, hevalarına uyarak şeytanı veli edinmişlerdir. Bunlara evliyau’ş şeytan denilir.

Rasül-i Ekrem’in (sav), cinleri görüp görmediği konusunda muhaddisler farklı görüştedirler. Müslim’de, Abdullah İbn Mes’ud’dan (ra) rivayete göre, Rasül-i Ekrem (sav) cinnilerin davetine icabet buyurmuş, onları görmüş ve irşâd etmiştir. Buhar’ ve Müslim’in İbn-i Abbas’tan rivayetlerine göre ise, Rasül-i Ekrem (sav) ashabıyla Ukaz panayırına giderken Nahlede sabah namazını kıldırmış, bir grup cin gelip Kur’an dinlemiş ve müslüman olmuştur. Müfessir İmam Kurtubi, bu iki rivayeti şu şekilde yorumlamaktadır: “İbn-i Abbas’ın rivayetine göre, Hz. Peygamber o olayda cinni görmemiş, onların Kur’an dinleyip müslüman olduklarını Cenab-ı Hakk daha sonra haber vermiştir. Fakat bu hadise, İbn-i Mes’üd’un rivayet ettiği hadiseden farklıdır. Nitekim İbn Mes’üd şöyle demiştir:

Cin ve Cinler son bölüm

Bir gece Rasül-i Ekrem ile beraberdik. Derken aramızdan kayboldu. Vadilerde, dağlarda aradık, bulamadık. O geceyi hep endişe içinde geçirdik. Nihayet sabah olunca bir baktık ki Hira tarafından geliyor. Yâ Rasülallah dedik, sizi kaybettik. Aradık bulamadık. Bu yüzden bütün gecemiz endişe içinde geçti. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Bana cin(ler)den bir davetçi geldi. Onunla beraber gittim. Onlara Kur’ân okudum.” İnsanlarla cinler arasındaki münasebet süreklidir. Rasûl-i bu hakikati şöyle ifade buyurmuştur: “Allah sizden her biri için, bir cinni arkadaş kılmıştır.”

Ashab: “Siz de mi yâ Rasulullah? diye sorduklarında, Rasül-i Ekrem: “Bana da aynıdır. Ancak Allah ona karşı bana yardım etti de, o (cin) müslüman oldu, artık o bana ancak hayrı söylüyor. Ehl-i sünnet akıdesine göre, şeytan, insanın vücuduna da, aklına da zarar verebilir. Tarih boyunca, değişik sebeplerle, mecnun (cinlenmiş) diye vasıflanlandırılan ve akli melekelerini kullanamayan insanlara rastlanmıştır. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Kainatta hayat sahibi olan varlıklar, insanlar ile hayvanlardan ibaret değildir. Gözle görülemeyen veya akıl ile idrak edilemeyen, gaybî varlıklar da vardır. Scientisme’in iflasından sonra, televizyon kanalları (medyumları ön plana çıkararak) zulüme ve sömürüye vesile olmaya başlamışlardır. Vesvese boyutunu aşan bu macera, birçok aileyi perişan etmektedir.

Kaynakça:  MLA (Modern Language Assoc.) Kerimoğlu, Yusuf, and Hiperlink

Cin ve cinler hakkında bilgi konusu burada bitmiştir.

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 11 Şubat 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın