Bütünleyici ilke ve ilkeler

yorumsuz
284 views
Bütünleyici ilke ve ilkeler

Bütünleyici ilke nedir , kaç tane vardır? Bütünleyici ilkeler nelerdir kısaca açıklıyoruz. Konu anlatımı kısa özet olarak ödev için düzenlenmiş bilgilerdir. Tek sayfa çıktı almak için uygun. Kütüphane kaynakçalı kitaplardan alıntı yapılmış güncel bilgilerdir. Başlayalım.

 

Bütünleyici ilkeler Nelerdir

Atatürk’ün hayata geçirdiği ilke ve inkılapların desteklenmesi için oluşturulmuş ilkelere bütünleyici ilkeler denir. Yedi adet bütünleyici ilke vardır. Bunları sırasıyla kısaca inceleyelim:

1- Milli Birlik ve Beraberlik İlkesi

Bütün bir milletin birlik – beraberlik ve dayanışma içerisinde olmasını varlığımızın ve geleceğimizin teminatı olarak gören Atatürk bu konuda da şunları söylemiştir:

“Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz”. (1919) “Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz.” (1936) “Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir.” (1919)

2- Yurtta Sulh Cihanda Sulh ilkesi

Her zaman dünya barışına büyük önem veren içte ve de dıştaki barışın dünya huzuru ve geleceği için önemli olduğuna inan Atatürk kesin bir ifade ile bu düşüncenin anlamını şu sözlerle açıklamaktadır: “Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz.” (1931)

“Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakkisinde en esaslı amil olsa gerekir.” (1919) “Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur.” (1938)

3- Çağdaşlaşma Bütünleyici ilkesi

Atatürkçü devrim (inkılaplar) içinde geriye, eskiye, çürümüş, köhne uygulamalara dönük bir tek adım bulunamaz. Önce tam bağımsızlık sağlanır, ardından çağdaşlaşma savaşı başlar. Bu savaşta tek zafer kabul edilebilecek nokta, Türk halkını tam anlamıyla uygar bir toplum haline getirmektir. Bakın Atatürk bu konuda neler diyor:

“Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz.” (1925) “Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.” (1926 )

4 – Bilimsellik ve Akılcılık – Bütünleyici İlke

Türk devriminin yol göstericileri akıl ve bilimdir. Tersten düşünecek olursak; akla ve bilime aykırı olan herhangi bir düşünce ve eylem Türk devrimin yürüdüğü yol üzerinde bulunamaz.

Bilimsellik: “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir.” (1924) “Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir.” (1933)

Akılcılık: “Bizim, akıl, mantık, zekayla hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. (1925) Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar.” (1926)

5- İnsan ve İnsanlık – Bütünleyici İlke

Kemalizm, ulusal bir ideolojidir ancak insanlığın geleceği için evrensel amaçlar güder. Bunların başında, insanın insan tarafından sömürülmesi düzeninin ortadan kaldırılması, küresel silahlanmaya son verilmesi ve insanlığın insanca bir işbirliği içinde yaşaması zorunluluğu vurgulanır. Bu yüzden bakın Atatürk bu düşünceye temel teşkil eden hangi sözleri söylemiştir: “İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir.

İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir.” (1931) “Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.” (1936)

6- Milli Egemenlik İlkesi – Bütünleyici ilke

Milli hakimiyeti her şeyin üzerinde olduğunu söyleyen Atatürk, milli egemenlik hakkında şöyle demektedir: “Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir.

7- Milli Bağımsızlık İlkesi – Bütünleyici ilkeler

Bağımsızlık benim karakterimdir diyen Atatürk, bağımsızlığın her açıdan tam bağımsızlık olması gerektiğini düşünür.Bu konuda şöyle der: “Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir.” (1921) “Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır.” (1923)

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 7 Mart 2019

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın